Devam Edenler

Devlet tiyatrosu oyunları serisine devam ediyoruz. Cevahir 1. salondaki yerimizi aldık. Sahnelerde çoğunlukla perde kullanılmadığından dekor ortada. Heybetli sözcüğü sanırım uygun düşer bu oyunun dekoru için. Tavandaki avizeyi görünce geçen yıl seyrettiğim 'Phantom of the Opera' geldi aklıma. Ne yazık ki henüz ülkemize ait öyle bir oyun seyretmedim.

Oyun anlatıcıyla başlıyor. Salon büyük ve müzik altı olduğu için orta sıralarda oturmama rağmen rahat duyamadım. Neyse ki müzik uzun sürmedi.

Oyun, 60'lı yılların yabancı sinema filmleri gibi geldi bana. Psikolojik gerilim türünde olanlardan.. En çok hissettiğim sözcük vicdan oldu. Oyunda karakterlerin birbirini sorguladığı idam konusunu doğal olarak kendinize de soruyorsunuz. 

 

İdam kaldırılmalı mı?

Tecavüz edip ölümüne sebep olduğu genç bir kız yüzünden idama mahkûm edilen bir gencin infazın gerçekleştirileceği ana kadar olanların anlatıldığı bir oyun bu. İdamı durdurabilecek tek kişi ise bakan, üstelik bu bakan idamları destekleyen biri. İnsanca görünmeye çalıştığı yan ise infaz saatindeki yemek ve briç buluşmasını iptal etmesi.. Karısı da idam konusunda aynı fikirde. Oyunu başlatan oyuncumuz bir gazeteciyi oynuyor. Bu gazeteci karar verilen bu idamla ilgili yazıyor. Okul arkadaşı olan bakanla karşı karşıya geliyorlar.

Akşamın bir saatinde gelen evin oğlu ise babasının ve annesinin karşısına dikiliyor.

"Ya ben böyle bir şey yapmış olsaydım?" diye soruyor anne ve babasına.. İnsanlığa dair muhasebe yapan ve yaptıran bir oyun.

Son derece kaliteli, bu türü sevmeyenler için sıkıcı olabilir. Oyunculuklar mükemmele yakın. Kostümler döneme uygun ve ayrıntılara dikkat edilmiş ve zevkli.

Kalabalık bir kadro tarafından oynanan bu oyun 2 perde. Perde artık kullanılmadığı için 2 perde demek de tuhafıma gitti birden.

Biraz sıkıldım diyebilirim ama en azından uyumadım. Aslında belki de buna sıkılmak dememeliyim. Gergin bir oyun. Adından anlaşılacağı üzere birilerinin hayatı bazen birilerinin ellerinin arasında olabiliyor. Ben de kendime o soruları sordum. Başkasını öldüren, hayat çalan birini öldürmeli miyiz?  Ya sizin çocuğunuz idama mahkûm edilirse?

Ya çocuğunuzu öldüren (bu acıyı kimse yaşamasın) kişi idama mahkûm edilmezse?

Hukuk bu yüzden var.

 

Bakanımız durduracak mı idamı?

Oğlu onu ikna etmek için nasıl bir yol sergileyecek? Babasına ve annesine nerelerden saldıracak? İdamı durdurabileceği o telefon görülmesinde ne diyecek?

Gazeteciliğin ne olup ne olmadığı da oyunda tartışılan meselelerden biri. Gazetenin ahlâkı olmalı bence. Büyük bir gücü var ve bu güç gerçekte ne olduğunu umursamayan ve neye mal olacağıyla ilgilenmeyenlerin elinde olmamalı..

Dekor kullanışlı; sokak, gazete müdürünün odası, gazetecinin evi, morg, psikiyatr muayenehanesi, bar, bakan evine rahatlıkla dönüştürülebiliyor.

 

HandE Yöremen

Şubat 2016

Category: